Zeytintanesi
Tem
21

ETİMEK TATLISI

zeytintanesi_etimek2.jpg

 

 

zeytintanesi_etimek1.jpg

 

Malzemeler :

– 1 kg süt

– 6 yemek kaşığı nişasta

– 1 pk. etimek (tuzsuz olursa iyi olur)

Şerbeti İçin  ;

– 2 su bardağı şeker

– 2 su bardağı su

Üzerine :

– 1 pk. krem şanti (pakette iki adet var birini kullanıyorum)

– 1 su bardağı soğuk süt

Yapılışı :

Şekeri teflon tavaya koyup, ağır ateşte erimeye bırakalım. Diğer yanda etimekleri bir borcama dizelim. Eriyen  ve hafif yanan şekerin üzerine 2 bardak suyu ilave edelim. Şeker iyice erisin birazda kaynatalım. Borcama dizdiğimiz etimeklerin üzerine dökelim. (resimde gördüğünüz borcam biraz küçük geliyor, ben daha küçük borcamada kalan etimekleri dizdim).

Diğer tarafta bir tencereye sütü ve nişastayı karıştıra karıştıra muhallebi muhallebi kıvamına getirelim. Borcamdaki şerbetlediğimiz etimeklerin üzerine dökelim. Soğumaya bırakalım.

Krem şantiyi bir bardak süt ile  çırpalım, buzdolabında beklesin. Soğumuş olan tatlının üzerine yayalım. Buzdolabında bir süre bekletelim. İyice soğumuş şekilde servis yapalım.

Afiyet Olsun!

Kategori : SÜTLÜ TATLILAR | 7 adet Yorum »

Tem
6

KABAK ÇİÇEĞİ DOLMASI ve SİRKEN OTU KAVURMASI

SİRKEN OTU KAVURMASI

100_0821.JPG

BU YEMEĞİ ABLAMIN GÖRÜMCESİNDE YEDİM O YAPMIŞTI. BEN BU İKİ YEMEĞİ DE ÇOK SEVERİM, YEDİĞİM ZAMAN SANKİ ÇOCUKLUĞUMA DÖNDÜM. YAPAN ÜLKÜ ABLAYA TEŞEKKÜRLER.

MALZEMELER

2 demet sirken otu

1 baş irice kuru soğan

varsa 2-3 ad.kurumuş biber

0.5 çay bardağı zeytinyağı

pul biber, tuz

YAPILIŞI

Öncelikle otları temizleyip, yıkayın.  5 cm kadar uzunluğunda doğranıp, kaynar suya atılıp bir taşım kaynatılarak haşlanır. Sonra suyu süzülerek avuçlarınızla suyunu sıkılır.

Diğer tarafta soğanları sotelik doğrayarak, zeytinyağında sote yapılır. Biberleri doğrayarak eklenir. Soğanlar pembeleşinceye kadar kavurup, otları ilave edilir. Tuzunu ilave edip, pişene kadar ara ara karıştırarak kavrulur. Ortalama 15 dakikada pişer. En son pulbiberini ilave edin. Sıcak ve soğuk olarak yenilir. Üzerine yoğurt dökerekte yenir. Afiyet olsun.

100_0820.JPG

KABAKÇİÇEĞİ DOLMASI (KARAKABAK ÇİÇEĞİ)

Bu yemek Muğla yöresinin yemeği bildiğim kadarı ile. Bahçesi olanlarda sabah erken toplanır, çünkü pazarda satılmaz.  Geç kalınırsa da çiçekler kapanır ve kullanılmaz, günlük toplanır.

MALZELEMER

30-40 kadar kabak çiçeği

1.5 su bardağı pirinç

1 baş kurusoğan

1 yemek kaşığı salça

2-3 adet domates rendesi

0,5 demet kadar maydanoz

0,5 çay bardağından fazlaca zeytinyağı

tozbiber, tuz

1 tatlı kaşığı kadar kuru nane

karabiber

YAPILIŞI

Soğanlar küçük küçük doğranıp, zeytinyağında pembeleşinceye kadar kavurlarak salça ilave edilir. Rendelenmiş domates ilave edilir. 5 dakika kadar domatesler kavrulduktan sonra yıkanmış pirinçler ilave edilir. Maydanoz ve baharatları ilave edilerek, 1 çay bardağı su ilave edilip, suyu çekinceye kadar pişirilir. Demlenmeye bırakılıp, diğer tarafta çiçekler sapları temizlenerek yıkanır.

Demlenmiş iç pilav ile çiçeklerin kıvrım yerlerine kadar doldurulup, çiçeklerin uçları içe doğru kıvrılarak kapatılıp, tencereye dizilir. İşlem böylece tamamlandıktan sonra çiçeklerin yarısına gelecek kadar su konularak ağır ateşte suyunu çekene kadar pişirilir. Sıcak veya soğuk olarak servis yapılır. Afiyet olsun.

Kategori : DOLMALAR, SEBZELER, YÖRESEL YEMEKLER, ZEYTİNYAĞLILAR | 16 adet Yorum »

Tem
4

BELEN KAHVESİ (MUĞLA-ORMANCI TÜRKÜSÜNÜN OLUŞTUĞU YER)

cimg1446.JPG

KAHVEHANENİN GİRİŞ KAPISI İÇERDE OLAYIN FOTOĞRAFLARI VE MAHKEME KARARLARI BULUNUYOR.

cimg1448.JPG

BAHÇE GİRİŞ KAPISI AĞAÇLARIN ALTINDA BAHÇESİ, ÇOK HOŞ BİR HAVA, KUŞ SESLERİ ALTINDA ÇAY, KAHVE İÇEBİLİRİSİNİZ.

cimg1424.JPG

KAHVEHANENİN ALT TARAFINDAN GÖRÜNÜŞÜ.

cimg1383.JPG

Ormancı Türküsü Hikayesi

Gevenes Köyü’nde* 1922 yılında dünyaya gelen Mustafa Şahbudak, ağa çocuğudur. Mustafa’nın en yakın arkadaşı Köy Muhtarı Tevfik Cezayirli’dir. Her akşam köy kahvesinde “dama” maçı düzenleyen iki arkadaşın iddialı ve dostça karşılaşmaları kahvehanedekiler tarafından da ilgi ile izlenir. 1946 yılının bir Temmuz gününde, Mustafa Şahbudak ve Muhtar Tevfik Cezayirli, yine dama tahtasının başına otururlar. Oyunun yarısında “Sarı Memet” lakaplı Orman Memuru Mehmet İn, çıkagelir. Mehmet, sarhoştur. Bir gün önce, komşu olan Çiftlik Köyü’nde yangın çıkmıştır. 1946 seçimlerinin evrakı Yatağan’a gönderilecektir. Seçim evrakını Yatağan’a, köy bekçisinin götürmesi zorunludur. Ormancı ise yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için bekçiyi muhtardan ister. Muhtar Cezayirli, “Olmaz, daha acil olan seçim sonuçlarının ulaştırılması gerekiyor. Bekçiyi gönderemem” diye cevap verir. Bunun üzerine ormancı ile muhtar arasında tartışma başlar. Muhtar Tevfik Cezayirli, “Ayıp ediyorsun Mehmet, bize müsaade et” der. Ormancı kahveye geri döner, dama masasına bir yumruk atar, masayı devirir. Mustafa Şahbudak, bu davranışa tahammül edemez ve ormancıyı tokatlar. Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, ormancıyı sakinleşmesi için kahvenin arka tarafına götürürler. Ormancı bağırarak küfürler savurmaktadır. Küfürler Mustafa Şahbudak’ın tahammül sınırını daha da zorlar. Şahbudak, yerinden kalkar, ormancının üzerine yürür. Ormancı Mehmet, kamasını çıkarıp Mustafa Şahbudak’ı kolundan yaralar. O zaman, Mustafa Şahbudak ormancıyı korkutmak için, belindeki tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Muhtar, ormancının ikinci kez kama vurmaması için elini tutar. Fakat, Mustafa tetiği çoktan çekmiştir… Ormancı Mehmet İn, bunun üzerine kaçmaya başlar. Mustafa Şahbudak kaçmasın diye, bir el daha ateş eder. Bu ateş de öldürmek için değil, kaçmasına engel olmak içindir. İkinci atışta Mehmet İn, yere düşer. Arka cebinde tabaka olduğu için, ona bir şey olmaz. Ama, Mustafa Şahbudak, kaza kurşunu ile dostu Tevfik’i vurmuştur. O günlerin imkansızlıkları içerisinde Tevfik’i, tahta bir sal üzerinde köyden 23 kilometre uzaklıktaki Muğla Devlet Hastanesi’ne götürürler. Tevfik, çok kan kaybetmektedir. Mustafa, Doktor Veli Bey’e, “Babamın selamı var, bu adamı iyileştir” diye yalvarır. Doktor Veli Bey, “O ölecek, önce senin kolunu saralım” diye yanıt verir. O sırada Tevfik eliyle işaret edip Mustafa’yı yanına çağırarak,”Ben ölüyorum, hakkını helal et” dedikten sonra can verir. mustafa, en yakın arkadaşını öldürdüğü için teslim olur, dört yıl ceza alır. cezaevindeyken her gece tevfik rüyasına girer. ancak ormancıya kini gittikçe artar.Bu acı olaydan sonra köyde kalamayacağını anlayan ormancı Mehmet İn, tayin ister, Kavaklıdere Orman Müdürlüğü’ne atanır. Aslen marmarisli’dir. Emekliliğinden sonra oraya yerleşir. Doksanlı yılların başında da ölür.

Mustafa Şahbudak cezaevinden çıktıktan sonra, anılarla dolu o köyde yaşayamayacağını anlayıp, Muğla’ya yerleşir. Çok sevdiği, günlerini birlikte geçirdiği arkadaşı muhtar Tevfik Cezayirli’yi tek kurşunla öldürdüğünde, arkada 25 yaşında bir eş ve üç çocuk bırakır.

Muhtar’ın eşi pembe, bu acıya dayanamayınca birkaç yıl sonra akli dengesini yitirir. Oğlunun biri İzmir’e yerleşir. Diğer oğlu ile kızı, köyde yaşamaya devam ederler.

Yıllardır her şeyi unutmaya çalışan Mustafa’ya bir gün arkadaşları, Tahir Usta adında bir değirmenciden bahsederler. Bu değirmenci, annesinin akrabasıdır. değirmenci Tahir usta aynı zamanda türkü de bestelemektedir.
Gevenes köyünde yaşanan bu acı olay, tahir usta tarafından bestelenmiştir. Düğünlerde okunan, herkesin diline düşen türkü Ormancı’dır.
Müzeyyen Senar, Sümer Ezgü, Hale Gür, Ahmet Günday, Tolga Çandar, Kubat ve İbrahim Tatlıses gibi sanatçılar bu türküyü okumuştur.

Ormancı Türküsü’nın sözleri şöyledir:Çıktım Belen Kahvesi’ne baktım ovaya, baktım ovaya,
Bay Mustafa çağırdı, dama oynamaya,
Ormancı da gelir gelmez, yıkar masayı, yıkar masayı,
Söz dinlemez ormancı, çekmiş kafayı.

Aman ormancı, canım ormancı
Köyümüze bıraktın yoktan bir acı.

Köyümüzün ortasında, değirmen döner, değirmen döner,
Değirmenin suları, dağından iner,
Ormancıya atılan kurşun, Tevfik’e döner, Tevfik’e döner,
Tevfik’in feryatları, yürekler deler.

Aman ormancı, canım ormancı
Köyümüze bıraktın yoktan bir acı.

Köyümüzün suları da hoştur içmeye, hoştur içmeye,
Üstünde köprüsü var, gelip geçmeye,
Tevfik’imi vurdular, hiç mi hiç yere, hiç mi hiç yere,
Yazık ettin ormancı, köyün iki gencine.

Aman ormancı, canım ormancı
Köyümüze bıraktın yoktan bir acı

Kategori : DİĞER, GENEL | 13 adet Yorum »

Tem
2

GÜZEL BİR KAHVALTI (BRUNCH) SOFRASI

cimg1359.JPG

KEYİFOTURAĞI KAHVESİ

cimg1360.JPG

 TARİHÇESİ

Buradaki kahvehanelerin özelliği içki içilen kahve ve ibadethanelerin (cami) yanyana bulunması.

cimg1362.JPG

KAHVEHANENİN BAHÇESİ

cimg1355.JPG

BEN BİR HAFTADIR TATİLDEYİM VE;

BUGÜN MUĞLA’NIN YAYLASINDA BULUNAN TARİHİ KAHVEHANELERİDEN KEYİFOTURAĞI’NDAYDIK. BURALARI MUĞLA BELEDİYESİ ASLINI BOZMADAN RESTORE EDİP HALKIN HİZMETİNE SUNMUŞ. BEN KENDİ ADIMA ÇOK MEMNUN KALDIM. VE SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.

EĞER YOLUNUZ MUĞLA’YA DÜŞERSE UĞRAMANIZI TAVSİYE EDERİM. KAHVALTIDA YOK YOKTU:)

DAHA SONRA MELEN KAHVESİNE KAHVE İÇMEYE GİTTİK. ONU DAHA SONRA SİZLERLE PAYLAŞACAĞIM

Kategori : DİĞER, GENEL | 4 adet Yorum »

Tem
1

ZEYTİNYAĞLI BARBUNYA

cimg0457.JPG

MALZEMELER

1 kg. barbunya

1 ad. iri kuru soğan

2-3 adet domates

1 yemek kaşığı salça

1-2 küp şeker

1/2 çay bardağı sıvıyağ

YAPILIŞI

Öncelikle barbunyaların kabuklarını temizleyip, güzel yıkayın. (Ben düdüklü tencerede pişiriyorum.) Soğanları küp küp doğrayın, zeytinyağında soteleyin. Üzerine barbunyaları döküp biraz kavurun. Daha sonra domatesleri (kabuklarını soyup robottan geçirilmiş) ve salçayı ilave edin. Tuzunu,karabiberini ve toz biberini, şekerini unutmayın. Biraz onlarıda kavurduktan sonra üzerini iki üç parmak geçecek kadar kaynar su ilave edip düdüklünün kapağını katatıp, 35-40 dakika pişirip altını söndürün. Soğuk servis yapın. Afiyet olsun.

Kategori : SEBZELER, ZEYTİNYAĞLILAR | 3 adet Yorum »