DİĞER

BROKOLİ YOĞURTLAMASI

cimg2229.JPG

Etkinlik ev sahibi sevgili arkadaşımız www.nurmutfakta.blogcu.com  a gönderiyorum bu tarifi.

MALZEMELER

-yarım kilo brokoli

Sos için

-250 gr. yoğurt

-2 diş sarımsak

-yeterince zeytinyağı

– 1 tatlı kaşığı pulbiber

YAPILIŞI

Brokolileri iyice yıkayın, az yumuşayana kadar haşlayın(ben buharda haşlıyorum, herkesin imkanı olmayabilir ama vitaminlerinin korunması açısından buharda pişirmek önemli). Süzün soğusun, o arada sarımsakları ezip, tuz ilave edip yoğurt ile karıştırın ve ılınan veya soğuyan brokolinin üzerine dökün. Bir tavada yağı kızdırın ve 1 dk kadar soğutup, pulbiberi katın. Karıştırıp yoğurdun üzerine gezdirin. Brokolimiz yemeye hazırdır. Afiyet olsun.

BELEN KAHVESİ (MUĞLA-ORMANCI TÜRKÜSÜNÜN OLUŞTUĞU YER)

cimg1446.JPG

KAHVEHANENİN GİRİŞ KAPISI İÇERDE OLAYIN FOTOĞRAFLARI VE MAHKEME KARARLARI BULUNUYOR.

cimg1448.JPG

BAHÇE GİRİŞ KAPISI AĞAÇLARIN ALTINDA BAHÇESİ, ÇOK HOŞ BİR HAVA, KUŞ SESLERİ ALTINDA ÇAY, KAHVE İÇEBİLİRİSİNİZ.

cimg1424.JPG

KAHVEHANENİN ALT TARAFINDAN GÖRÜNÜŞÜ.

cimg1383.JPG

Ormancı Türküsü Hikayesi

Gevenes Köyü’nde* 1922 yılında dünyaya gelen Mustafa Şahbudak, ağa çocuğudur. Mustafa’nın en yakın arkadaşı Köy Muhtarı Tevfik Cezayirli’dir. Her akşam köy kahvesinde “dama” maçı düzenleyen iki arkadaşın iddialı ve dostça karşılaşmaları kahvehanedekiler tarafından da ilgi ile izlenir. 1946 yılının bir Temmuz gününde, Mustafa Şahbudak ve Muhtar Tevfik Cezayirli, yine dama tahtasının başına otururlar. Oyunun yarısında “Sarı Memet” lakaplı Orman Memuru Mehmet İn, çıkagelir. Mehmet, sarhoştur. Bir gün önce, komşu olan Çiftlik Köyü’nde yangın çıkmıştır. 1946 seçimlerinin evrakı Yatağan’a gönderilecektir. Seçim evrakını Yatağan’a, köy bekçisinin götürmesi zorunludur. Ormancı ise yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için bekçiyi muhtardan ister. Muhtar Cezayirli, “Olmaz, daha acil olan seçim sonuçlarının ulaştırılması gerekiyor. Bekçiyi gönderemem” diye cevap verir. Bunun üzerine ormancı ile muhtar arasında tartışma başlar. Muhtar Tevfik Cezayirli, “Ayıp ediyorsun Mehmet, bize müsaade et” der. Ormancı kahveye geri döner, dama masasına bir yumruk atar, masayı devirir. Mustafa Şahbudak, bu davranışa tahammül edemez ve ormancıyı tokatlar. Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, ormancıyı sakinleşmesi için kahvenin arka tarafına götürürler. Ormancı bağırarak küfürler savurmaktadır. Küfürler Mustafa Şahbudak’ın tahammül sınırını daha da zorlar. Şahbudak, yerinden kalkar, ormancının üzerine yürür. Ormancı Mehmet, kamasını çıkarıp Mustafa Şahbudak’ı kolundan yaralar. O zaman, Mustafa Şahbudak ormancıyı korkutmak için, belindeki tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Muhtar, ormancının ikinci kez kama vurmaması için elini tutar. Fakat, Mustafa tetiği çoktan çekmiştir… Ormancı Mehmet İn, bunun üzerine kaçmaya başlar. Mustafa Şahbudak kaçmasın diye, bir el daha ateş eder. Bu ateş de öldürmek için değil, kaçmasına engel olmak içindir. İkinci atışta Mehmet İn, yere düşer. Arka cebinde tabaka olduğu için, ona bir şey olmaz. Ama, Mustafa Şahbudak, kaza kurşunu ile dostu Tevfik’i vurmuştur. O günlerin imkansızlıkları içerisinde Tevfik’i, tahta bir sal üzerinde köyden 23 kilometre uzaklıktaki Muğla Devlet Hastanesi’ne götürürler. Tevfik, çok kan kaybetmektedir. Mustafa, Doktor Veli Bey’e, “Babamın selamı var, bu adamı iyileştir” diye yalvarır. Doktor Veli Bey, “O ölecek, önce senin kolunu saralım” diye yanıt verir. O sırada Tevfik eliyle işaret edip Mustafa’yı yanına çağırarak,”Ben ölüyorum, hakkını helal et” dedikten sonra can verir. mustafa, en yakın arkadaşını öldürdüğü için teslim olur, dört yıl ceza alır. cezaevindeyken her gece tevfik rüyasına girer. ancak ormancıya kini gittikçe artar.Bu acı olaydan sonra köyde kalamayacağını anlayan ormancı Mehmet İn, tayin ister, Kavaklıdere Orman Müdürlüğü’ne atanır. Aslen marmarisli’dir. Emekliliğinden sonra oraya yerleşir. Doksanlı yılların başında da ölür.

Mustafa Şahbudak cezaevinden çıktıktan sonra, anılarla dolu o köyde yaşayamayacağını anlayıp, Muğla’ya yerleşir. Çok sevdiği, günlerini birlikte geçirdiği arkadaşı muhtar Tevfik Cezayirli’yi tek kurşunla öldürdüğünde, arkada 25 yaşında bir eş ve üç çocuk bırakır.

Muhtar’ın eşi pembe, bu acıya dayanamayınca birkaç yıl sonra akli dengesini yitirir. Oğlunun biri İzmir’e yerleşir. Diğer oğlu ile kızı, köyde yaşamaya devam ederler.

Yıllardır her şeyi unutmaya çalışan Mustafa’ya bir gün arkadaşları, Tahir Usta adında bir değirmenciden bahsederler. Bu değirmenci, annesinin akrabasıdır. değirmenci Tahir usta aynı zamanda türkü de bestelemektedir.
Gevenes köyünde yaşanan bu acı olay, tahir usta tarafından bestelenmiştir. Düğünlerde okunan, herkesin diline düşen türkü Ormancı’dır.
Müzeyyen Senar, Sümer Ezgü, Hale Gür, Ahmet Günday, Tolga Çandar, Kubat ve İbrahim Tatlıses gibi sanatçılar bu türküyü okumuştur.

Ormancı Türküsü’nın sözleri şöyledir:Çıktım Belen Kahvesi’ne baktım ovaya, baktım ovaya,
Bay Mustafa çağırdı, dama oynamaya,
Ormancı da gelir gelmez, yıkar masayı, yıkar masayı,
Söz dinlemez ormancı, çekmiş kafayı.

Aman ormancı, canım ormancı
Köyümüze bıraktın yoktan bir acı.

Köyümüzün ortasında, değirmen döner, değirmen döner,
Değirmenin suları, dağından iner,
Ormancıya atılan kurşun, Tevfik’e döner, Tevfik’e döner,
Tevfik’in feryatları, yürekler deler.

Aman ormancı, canım ormancı
Köyümüze bıraktın yoktan bir acı.

Köyümüzün suları da hoştur içmeye, hoştur içmeye,
Üstünde köprüsü var, gelip geçmeye,
Tevfik’imi vurdular, hiç mi hiç yere, hiç mi hiç yere,
Yazık ettin ormancı, köyün iki gencine.

Aman ormancı, canım ormancı
Köyümüze bıraktın yoktan bir acı

GÜZEL BİR KAHVALTI (BRUNCH) SOFRASI

cimg1359.JPG

KEYİFOTURAĞI KAHVESİ

cimg1360.JPG

 TARİHÇESİ

Buradaki kahvehanelerin özelliği içki içilen kahve ve ibadethanelerin (cami) yanyana bulunması.

cimg1362.JPG

KAHVEHANENİN BAHÇESİ

cimg1355.JPG

BEN BİR HAFTADIR TATİLDEYİM VE;

BUGÜN MUĞLA’NIN YAYLASINDA BULUNAN TARİHİ KAHVEHANELERİDEN KEYİFOTURAĞI’NDAYDIK. BURALARI MUĞLA BELEDİYESİ ASLINI BOZMADAN RESTORE EDİP HALKIN HİZMETİNE SUNMUŞ. BEN KENDİ ADIMA ÇOK MEMNUN KALDIM. VE SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.

EĞER YOLUNUZ MUĞLA’YA DÜŞERSE UĞRAMANIZI TAVSİYE EDERİM. KAHVALTIDA YOK YOKTU:)

DAHA SONRA MELEN KAHVESİNE KAHVE İÇMEYE GİTTİK. ONU DAHA SONRA SİZLERLE PAYLAŞACAĞIM

DAVET ve CEVİZLİ KURABİYE

cimg0839.JPG

Mutfaksaatim Özlem’ciğim, Sarımutfak Hande’ciğim, Deryadanlezzetler Derya’cığım ve Zeyneple Zeynep’ciğim dün misafirimdi. Oturduk sohbetler ettik, eğlendik. Güzel sohbetlerine ve ziyaretlerine teşekkür ediyorum.

VE İKRAMLIKLARIM

Karalahana sarması

Şehriyeli,tavuklu pay

Lorlu kabak salatası

Nohut salatası

Mantar Salatası

Cevizli kurabiye

Yalancı laz böreği

Tavuklu paket böreği

Zeytinyağlı yerelması

Sosisli milföy börek

ve

Sevgili Derya’nın yaptığı Kadayıflı Muhallebi Tatlısı

ve tabiki çay ve kahve

CEVİZLİ KURABİYE

cimg0797.JPG

MALZEMELER

1/2 pk.’ten daha az margarin (eritilecek)

1 ad. yumurta

1 çay bardağı + birçeyrek çay bardağı sıvıyağ (en küçük çay bardağı)

1 çay bardağı + birçeyrek çay bardağı şeker      (en küçük çay bardağı)

1 pk. kabartma tozu

İri öğütülmüş ceviziçi (miktarı isteğinize göre ayarlayın)

3 su bardağı un

2-3 yemek kaşığı kakao

YAPILIŞI

Unu bir kaba alın ve kabartma tozunu una karıştırın. Ortasını açıp, erittiğimiz margarini, sıvıyağı, şekeri, yumurtayı koyup, iyice yoğurun. Sonra da cevizi ilave edip ceviz ile de iyice yoğurun.

Hamuru ikiye bölün, böldüğünüz hamurun yarısına kakao ekleyip, yoğurun. Daha sonra biraz beyaz hamurdan, biraz kakaolu hamurdan (ceviz büyüklüğü kadar olacak şekilde) avuç içine alarak yuvarlayıp fırın tepsisine dizin. İşlemi böylece tamamladıktan sonra kızgın (200 derece) fırına verip, hafif sararana kadar pişirin. Soğuduktan sonra servis yapın. Afiyet olsun.